Zeytinyağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zeytinyağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

zeytin yağı kanser riskini % 50 azaltıyor

Binlerce yıldır şifalı olduğu söylenen zeytinyağının her derde deva olduğu bilimadamları tarafından da onaylandı.

Gıda Mühendisleri, zeytinyağının kanser riskini yüzde 50 azalttığını, kolestrolü düşürdüğünü, tümörleri yok ettiğini, cildi güzelleştirdiğini ve kemik erimesini önlediğini açıkladı.

Zeytinyağı

 
Zeytinyağı, zeytin ağacının (Olea europaea) meyvesinden elde edilen yeşilimsi-sarımtırak renkte sıvı bir yağdır.

 

 Kaynak : wikipedia.org

ZEYTİNYAĞINDA TAĞŞİŞ


 Zeytinyağının en ciddi sorunlarından biridir. Genelde sızma zeytinyağlarına belli ölçülerde mısır yagı ya da ayçiçek yağı gibi düşük ekonomik değere sahip yağlar karıştırılıp, haksız kazanç elde edilmesi olarak tanımlanabilir. Ciddi sağlık problemlerine neden olmasada haksız kazanç ve sahtekarlıktır. Bu nedenle tahşişle mücadele çok önemlidir.

RİVİERA NEDİR?

RİVİERA NEDİR?
Rafinelerde sıkıldıktan sonra yenmeyecek kalitede olan zeytinyağları ısı,ışık ve bir miktar kimyasal, biyolojik işlemden geçirildikten sonra, içerisindeki asit ve partiküller sıfırlanır. Bu sıfırlama işlemini takiben yağın içerisine bir miktar (%80-90 sıfırlanmış yağ/ %10-20 sızma yağ) sızma yağ ilave edilir. Böylelikle riviera yağ elde edilir.

DETAYLARIYLA ZEYTİNYAĞI

 ZEYTİNYAĞI NEDİR?

A- ZEYTİNYAĞININ TARİHİ
Zeytin ağacına ilişkin mevcut en eski veri Ege Denizi’ndeki Santorini Adası’nda yapılan arkeolojik çalışmalarda ortaya çıkarılan 39.000 yıllık zeytin yaprağı fosilleridir. Kuzey Afrika’daki Sahra bölgesinde gerçekleştirilen arkeolojik araştırmalarda ise M.Ö. 12.000'e ait zeytin ağacı bulgularına rastlandı. İlk zeytin hasadının ne zaman ve

EĞLENHOCA ZEYTİNYAĞI ÜRETİM TESİSİ

EĞLENHOCA ZEYTİNYAĞI ÜRETİM TESİSİ

 

  


ZEYTİNLERİMİZ TESİSİMİZE GİRİYOR

Zeytinyağı


Zeytinyağının Türleri:
1-Riviera zeytinyağı: Rafine ve Naturel z.yağının belli oranda karışımı ile elde edilir. Özellikle yemek ve kızartmalarda tercih dedilir. Asit oranı en fazla %1′dir.

2-Rafine zeytinyağı: Zeytinyağı asit oranı yüksek olduğundan rafine edilmesi gerekir. Fiziksel rafine işlemi sonrasında elde rafine zeytinyağı hemen hemen sıfır asit oranına sahiptir. Rafine yada Light z.yağı daha çok z.yağının kuvvetli lezzetine alışık olmayan kimseler tarafından tüketilir.

3-Naturel zeytinyağı: Sızma ve naturel olarak ikiye ayrılır. Sızma zeytinyağının asit oranı en fazla %1′dir. Zeytinyağı içinde en makbulü sızmadır. Çiğ olarak salata ve soslarda tüketilir. Naturel zeytiyağı yada extra extra zeytinyağında asit oranı %1-2 arasındadır.

*Yine zeytinin şekerinden, zeytin çiçeği kolonyasından, zeytin salatasından, sabunlarına kadar birçok ürünü devardır.

*Bugün dünyanın en önemli kanser ilacı köpek balığı kıkırdağıdır. Köpekbalığından çikan sgualene adlı madde sızma zeytinyağında bol miktarda bulunur Günde 100 cl . zeytinyağı tüketimiyle köpekbalığı kıkırdağından alınacak kadar sgualene alınır. Zeytinyağı kanser riskini % 50′ye yakın azaltmaktadır.

* Zeytinyağı hücreleri korur. Zeytinyağının içinde bulunan Oleiprine adlı madde sayesinde hücreler yenilerek kansere karşı hücreleri korur.

*Zeytin yağı üretim aşamasında ısıyla temas etmemesi gerekiyor. Bu nedenle sağlıklısı Riveriya değil, Sızma olanıdır. Aslında en doğrusu, kokusuna alışıp mümkün olduğunca az veya hiç rafine edilmemişi kullanmaktır.

*Zeytin ağacının dalları, yaprakları ve reçinesi olduğu kadar, yağıda yıllardır ilaçların bileşimlerinde yer alan doğal maddelerden birisidir, doğal bir ilaçtır.

*Yiyeceğin yanısıra merhem olarak da kullanılan zeytinyağı; tahrişin neden olduğu acı ile yanmayı giderici ve yumuşatıcı özellikleri olan losyondurda.

*Zeytinyağı, derinin foliküllerine penetre olabildiği için, gerek internal gerekse eksternal dokuların yara veya iritasyonunda ve enfeksiyonlara karşı faydalıdır.

*Sindirim sistemini etkiler; ister soğuk olsun, ister sıcak olsun zeytinyağı mideyi çepeçevre koruyucu bir tabakayla sararak mide asitini azaltır. Yemek öncesi veya sonrası alınan bir kaşık zeytinyağı, mide zarını örtüp alkolün işlemesini önleyeceği gibi, karışık içkilerin yol açtığı sarhoşluğuda azaltır.

*Gastrit ve ülsere karşı korumada etkin yardım sağlar. Hazmı en kolay olan zeytinyağı besinlerin bağırsaklar tarafından çok daha iyi emilmesini sağlayarak bağırsakların çalışmasını düzenler.
Isıtılmış olsun yada olmasın zeytinyağı gastrik asiditeyi azaltabilmektedir. Tahriş giderici etkileri ülsere karşı koruma sağlar. Bağırsaklardan yiyecek geçişini kolaylaştırmak suretiyle konstipasyona engel olur.

*Zeytinyağı safra kesesinin kontraksiyonlarını (kasılma) ve safra salgılanmasını uyararak safra taşı oluşum riskini azaltır, hazmı kolaylaştırır. Dalakta taş oluşumunu önler. Sarılığa ve karaciğer sancılarına iyi gelir.
Oruç tutanlar, sahurda bir çorba kaşığı zeytinyağı içerse safra kesesi ve barsakları rahatlatacaktır.

*Sabah kahvaltıdan önce alınan 1 veya 2 çorba kaşığı zeytinyağı -basit kronik kabızlığa - iyi gelir (daha iyi netice için suyla karıştırılabilir). Basur şikayetlerini giderir; sıcak olarak içilir.

*Anne sütündede bulunan E vitamini ve oleik asit içeriği ile zeytinyağı, normal kemik gelişimine katkıda bulunur. Anne karnında ve doğumdan sonra bebeğin beyninin olduğu kadar, genel olarak sinir sisteminin gelişimini de desteklediğinden, gebe ve emziren annelere özellikle yararlıdır.

*Zeytinyağı yaşlanmanın, hem genel olarak doku ve organlar, hemde beyin fonksiyonları üzerinde ki etkilerini geciktirmektedir.

*Yüksek tansiyonu düşürür; yaprakları ve dallarından çay yapılır. Taze yada kuru zeytin yaprağını 300 gr. suda 15 dakika kaynatıp, süzdükten sonra şeker ilave edrek 15 gün boyunca her sabah akşam sıcak içmek faydalıdır.

*Kan şekeri seviyesinin düşmesine yardım eder.

*Ağrı, romatizma, burkulma ve adale incelmelerinde; zeytinyağı sürülür veya 200 gr taze çiçek ve yaprak, 100 gr sarı papatya ile 1 kg zeytinyağını arada sırada karıştırarak iki saat ‘benmari’ içinde kaynattıktan sonra içindekileri süzüp ağrı veren yerler ovulur. Kapalı yanıklarda zeytinyağı sürülerek kullanılır.

*Kötü kolesterol LDL’yi azaltırken, iyi kolesterol HDL’yi artırır.
(Yüksek LDL kolesterolü seviyesine bağlı olarak yükselen kolesterol seviyesinin aterosklerotik kalp hastalığında nedensel rol oynadığı kuşkusuzdur.Epidemiyolojik veriler koroner kalp hastalığı vakalarındaki düşüşün total veya LDL kolesteroldeki düşüş ile beraber olduğunu göstermektedir.)

*Diyetle alınan doymuş yağ asitlerinin (DYA) total kolesterol seviyesini yükseltettiği iyi bilinmektedir. DYA ile tetiklenen kolesterol yüksekliği çoğunlukla LDL kolesterolündeki yüksekliğe bağlıdır. DYA ve hayvansal yağdan zengin diyetler HDL kolesterolü ve apo A-1 de de yükselmeye yol açar.

*Yüksek karbonhidratlı ve düşük yağlı diyet tüketen toplumlarda düşük HDL kolesterol ile düşük LDL kolesterolün birlikte bulunması koroner riski artırmazken, yüksek DYA içeren diyete bağlı olarak LDL’nin yükseldiği toplumlarda daha yüksek HDL seviyesine rağmen koroner riski yüksektir.Yüksek hayvansal yağ içeren diyetlerin LDL- HDL oranını, düşük yağ içeren veya çoklu doymamış yağ asitinden (ÇDYA) zengin diyetlere kıyasla daha fazla yükselttiği görülmüştür.
Laurik, miristik ve palmitik asit birlikte tüm DYA ların başında gelirken, mistrik asit tereyağında, hurma çekirdeğinin yağında, hindistan cevizinin yağında bulunmaktadır.Son ikisi aynı zamanda çok yüksek oranlarda laurik asitte içerirler.Bu üç yağdan hangisinin kolesterol yükseltme potansiyelinin en fazla olduğu hala tartışma konusudur. Her üçününde LDL kolesterolünü yükselttiği yapılan çalışmalarda gözlenmiştir.

DYA yerine linoleik asit konulduğunda total kolesterolde düşüşe neden olmaktadır.
Diyetteki başlıca tekli doymamış yağ asidi oleik asittir.Oleik asit zeytinyağında hakim olan yağ asididir.
Düşük yağlı, yüksek karbonhidratlı diyetler total ve LDL kolesterol konsantrasyonlarını anlamlı olarak düşürürken aynı zamanda kesinlikle HDL seviyesinde de düşüşe neden olur.
Zeytinyağı sağlıklı lipid düşürücü diyete yararlı katkıda bulunur.

*Kalp dostu;zeytinyağı hayvansal yağların tersine kandaki kolesterol miktarını ve dolayısıyla kalp krizi riskini azaltır. Kan plateletlerinin toplanmasına engel olarak kan pıhtılaşması riskini de yok eder.

*İçerdiği linoleik asit yüzdesi nedeniyle anne sütüne benzeyen zeytinyağı, inek sütüne katıldığında anne sütüne yakın değer elde edilir. Sütü kesilen anneler yağsız inek sütüne biraz zeytinyağı katıp bebeğe verilebilir.

*Günde birkaç damla zeytinyağı bebeğin gelişimine büyük katkı sağlar.

*İçerdiği E, A, K vitaminleri ile her yaştaki çocuğun gerekli ihtiyacına yanıt verir. Bu vitaminler kemiklerin doğal gelişimine ve mineralleşmeye yardımcı olup, güçlenmesini hızlandırır. Her yaştaki insan için yararlıdır.

*Böbreklerin ıslahında, taşları düşürmede, bağırsak kurtlarını düşürmede, karın ağrısında sıcak su ile içilmesi iyi gelir.

*Çocukları raşitizmden korur. Siyatik, mafsal ağrılarına iyi gelir; zeytinyağı tortusu sürülür.

*Ağızda çalkalandığında ,dişlerin beyaz olmasını sağlar,diş etlerini korur, diş çürümelerini önler.

*Zeytinyağı sağlık ve güzellik kaynağıdır. Cilde ve saçlara çok faydalıdır. Cildi besler, korur ve yumuşatır.

*Saçları dökülenlere; 1 yumurta sarısı ve zeytinyağı karışımını saç diplerine sürerek 1 saat bekletilip daha sonra yıkanması, arada bir tekrarlanması gerekir.

 Kaynak : http://www.webhatti.com/saglik/188096-zeytin.html

Zeytinyağının yararları nelerdir ?


Sağlık Saçan Lezzet: Zeytinyağı

Kalbinizi koruyor, kolesterolünüzü dengeliyor, mide rahatsızlıklarına engel oluyor, teninize iyi bakıyor, saçlarınızı güçlendiriyor... Kısacası size sağlık aşılıyor. Üstelik güzel kokusunu ve lezzetini de esirgemiyor. İsterseniz odanızı bile aydınlatıyor. İtalya, Yunanistan gibi ülkelerde neredeyse kutsal sayılan bir hazine... Aslında gerçekten de mutfaklarımızda hazineye dönüşen bir lezzet: Zeytinyağı.

Yaklaşık 300 ile 400 yıl arasında yaşayan, zaman zaman ömrü 700 yıla kadar çıkabilen zeytin ağacının, neredeyse 40 bin yıllık ömrü olduğu tahmin ediliyor.

Bu olağanüstü meyvenin bizlere sunduğu mucize zeytinyağı ise lezzetin ötesinde tam bir şifa deposu. Akdeniz'in vazgeçilmez besin kaynağı ve belki de bu bölge insanlarının uzun ömürlü, sağlıklı olmalarının gizli formülü zeytinyağı ilk olarak Mezopotamya, Mısır ve Ege kıyılarında üretilmiş. Zamanla Akdeniz ülkelerine yayılan zeytinyağı şu anda bu ülkelerle özdeşleşmiş durumda. Zeytin ve zeytinyağı üretimi yoğun olarak özellikle İtalya, Arjantin, Brezilya ve Şili'de yapılıyor.


Türk Mutfağında Zeytinyağı

Türkler, Anadolu'yu Doğu Roma İmparatorluğu'ndan devralırken, Romalılar'ın zeytinyağı kültürünü korudular, korumanın da ötesinde zenginleştirdiler. Anadolu'daki kültürler mozayiği Osmanlı potasında eridi ve ortak bir Anadolu kültürü oluştu.

Zeytinyağlı yemeklerin Osmanlı mutfağında daima çok özel bir yeri oldu. Zeytinyağıyla yapılan yemekler, Osmanlı döneminde şehirden köylere kadar yaygınlaştı. Osmanlı mutfağı, bugünkü yemek kültürümüzün de temelini oluşturdu.

Türkiye'de zeytinyağı deyince hayali bir Samsun-İskenderun hattından söz edilir. Buna göre zeytinyağlı yemekler, en çok bu hattın batısında kalan bölgede yoğun bir şekilde yapılır. Zeytin ağaçlarının buralarda yetişmesi de, bunun bir göstergesidir. Bu durumun tek istisnası Gaziantep ve çevresidir. Bu bölgede zeytinyağı üretilir ve birçok zeytinyağlı yemek severek yenir.

Ege kıyılarına baktığımızda ise, bölge insanının zeytinyağıyla birlikteliğinin sabah kahvaltısında başladığını görürüz. Sabahları sofraya bir çanak zeytinyağı getirilir, üzerine kekik ve kırmızı biber ekilir ve kızarmış ekmek banılarak yenir. Diğer bölgelerde ise zeytin, kahvaltı sofrasının değişmez yiyeceklerindendir.

Zeytinyağlı yemekler, dünyada "soğuk başlangıç yemekleri" kategorisinde değerlendirilse de, bu sınıflandırmanın Türk mutfağı için tam doğru olduğu söylenemez. Çünkü zeytinyağlıları yemeğin başında ve az miktarda yemek, bizlerin yemek alışkanlıklarına uymaz. Türkiye'de zeytinyağlılar, ana yemekler arasında kabul edilir. Yüzyıllardır, sıcak yaz günlerinde hafif ve serin bir yemek yemek için zeytinyağlılar tercih edilir.

Dediğimiz gibi, ülkemizde zeytinyağı en yoğun olarak Ege kıyılarında tüketilir. Dolayısıyla Ege insanının zeytinyağının kullanımı konusunda uzman olduğunu söylemek yanlış olmaz.



Zeytinyağın Yararları

Zeytinyağı, katı ve sıvı bütün yağlar arasında en kolay hazmedileni... Hatta yemeklerden önce içilirse mideyi ülsere karşı koruyor. İdrar yolları ve safra kesesi rahatsızlıklarının giderilmesini sağlıyor. Beynin gelişimini ve kemiklerin güçlenmesini hızlandırıyor. Bir vitamin deposu olan zeytinyağı A, D, E ve K vitaminlerini içeriyor, dolayısıyla da her yaştaki insanın vitamin ihtiyacını gideriyor. Bu vitaminler sayesinde hücreleri yenileyip, doku ve organların yaşlanmasını geciktiren zeytinyağı, beynin daha uzun süre sağlıklı ve zinde çalışmasını sağlıyor.

Cildi besleyen, koruyan ve yumuşatan zeytinyağı ağızda çalkalandığında dişlerin beyaz kalmasını sağlayıp, dişetlerini güçlendiriyor. Binlerce yıldır vücudun ovulmasında, masajlarda, banyolarda, yüz maskelerinde ve şampuanlarda kullanılıyor. Bekletilmiş zeytinyağı da vücudun ovulması, derinin soluk alması ve vücut uyuşukluğunun giderilmesi için tavsiye ediliyor.


   Zeytinyağı, hayvansal yağların aksine, zararlı kolesterol miktarını düşürüp kalp krizi riskini azaltıyor. Bu gerçek, Amerika ve Avrupa'da yapılan araştırmalarla kanıtlanmış durumda.  Ayrıca istatistikler zeytinyağını sofralarından ayırmayan Akdenizli'lerin kalp hastalıklarına başka bölgelerde yaşayanlardan daha az yakalandığını gösteriyor.




Zeytinyağı Vücutta Mucize Etkisi Yapıyor

Vücudun neredeyse bütün organlarına faydası olan zeytinyağı, saçlardan, dişlere kadar her bölgeye sağlık veriyor .

Sağlıklı beslenmeye katkısı dünyaca onaylanmış zeytinyağının vücudumuzda faydalı olmadığı organ hemen hemen hiç yok. Zeytinyağı sağlık açısından insanlığa sunulmuş en büyük hediye. Anne sütü kadar yararı olduğu söylenilen zeytinyağının mucizevi etkisini saçlardan, dişlere, kemiklerden beyne kadar vücudun her organında görmek mümkün.

Zeytinyağı gelişme çağında beynin gelişimini hızlandırarak, kemikleri güçlendiriyor. İçerdiği E, A, D ve K vitaminleri sayesinde hücreleri yeniler, doku ve organların yaşlanmasını geciktirir. Beynin daha uzun süre sağlıklı ve zinde kalmasını sağlar. Mideyi ülsere karşı korur. Kandaki kötü kolesterol düzeyini düşürerek, kalp krizi riskini azaltır. Aynı şekilde, bağırsak, idrar yolları ve safra kesesi hastalıklarının azaltılmasında da etkilidir. Sağlıklı beslenmede zeytinyağının yeri, dünyaca onaylı. Amerika'da Harvard Üniversitesi'nde düzenlenen bilimsel bir konferansta, bilim adamları, tarihçiler, doktorlar ve yemek uzmanları sağlıklı yaşam için, "Geleneksel Akdeniz Modelinin" uygulanması gerektiği konusunda hemfikir oldular.



Anne Sütü Gibi Faydalı

İçine zeytinyağı katılmış süt neredeyse anne sütü kadar fayda sağlıyor. Türkiye'nin en ünlü Zeytinyağı üreticilerinden biri olan Komili'nin yetkililerine göre, tüm sıvı yağlar içinde tartışmasız en sağlıklı olan "tabiatın mucizesi" zeytinyağı, anne sütüne eş miktarda linoleik asit içeriyor. Bebeğinize anne sütü veremiyorsanız, bir fincan yağsız inek sütüne bir çay kaşığı zeytinyağı ilave edin. Bebeğiniz anne sütünün besleyiciliğinden yoksun kalmasın.



Zeytinyağı ve Güzellik

Sağlık açısından yarattığı birçok mucizeye ek olarak zeytinyağı, daha güzel görünmemize de yardımcı olur. Cildi ve saçları besler. Cildin genç görünmesini, saçların kuvvetlenmesini ve parlamasını sağlar.



Şeker Hastalığı ve Zeytinyağı

Şeker hastalığı, vücudumuzda insülin hormonunun eksikliğine bağlı olarak kan şekeri dengesinin bozulmasına ve kandaki şeker düzeyinin ani olarak yükselip düşmesine yol açan bir hastalıktır. Son yıllarda yürütülen bazı araştırmalar, zeytinyağının, şeker hastalığının vücutta neden olduğu bazı rahatsızlıkları önlemede yardımcı olduğunu ortaya koymuştur. Bunlardan en önemlileri, kalp ve damar hastalıklarıdır.


   Şeker hastalığına bağlı olarak, kandaki kolesterol miktarı yükselir. Zeytinyağı ise, kolesterolü kontrol altında tutarak, kalp ve damar sağlığını korumaya yardımcı olur.

Şeker hastalığının bir başka yan etkisi ise, sindirim sırasında daha fazla oksidan maddenin açığa çıkmasına yol açmasıdır. Daha önce de dediğimiz gibi, zeytinyağı, içerdiği antioksidanlar sayesinde oksidanların olumsuz etkilerini büyük ölçüde azaltır. Zeytinyağı ayrıca, kan şekerinin kontrol edilmesine de katkıda bulunur. Sonuç olarak, zeytinyağı, şeker hastaları için son derece uygun bir yağdır.




Gençlik ve Zeytinyağı

Yaşamın temel koşulu, vücut hücrelerinin sürekli olarak kendilerini yenileyebilmeleridir. Çocukluk ve gençlik dönemlerinde çok hızlı olan hücre yenilenmesi, yaş ilerledikçe azalır ve yavaşlar.

Beslenme ile yaşlanma arasında güçlü bir ilişki vardır. Besinler vücudumuzda enerjiye çevrilirken oksidan denilen bazı maddeler açığa çıkar. Hücre gelişimini olumsuz yönde etkileyen oksidanlar, yaşlanma sürecini de hızlandırır. Antioksidan adı verilen bazı maddeler ise, oksidanların olumsuz etkisini ortadan kaldırır. Başta E vitamini olmak üzere çok sayıda antioksidan madde içeren zeytinyağı, hücreleri yeniler, doku ve organların yaşlanmasını geciktirir.

Yaşın ilerlemesiyle birlikte ortaya çıkan bir başka sorun da, kireçlenmedir. Aralarında kalsiyumun da bulunduğu bazı mineraller, kireçlenmeyi önler. Zeytinyağı, bu minerallerin vücuttaki etkisini artırarak kireçlenmeye karşı önemli bir rol oynar.



Çocuk Sağlığı ve Zeytinyağı

Çocuklar için beslenme, yetişkinler için olduğundan çok daha önemlidir. Çünkü, çocukluktaki beslenme, tüm yaşamı etkiler. Yaşamın ilk yıllarında beynin sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi, beslenmeyle doğrudan bağlantılıdır. Çocuk beslenmesinde yağlar, yaşamsal bir rol oynar. Zeytinyağı, bu açıdan da vazgeçilmez bir besindir.

Çünkü zeytinyağı, çocuk gelişiminde hayati önem taşıyan yağ asitlerini, anne sütüne eş miktarda içerir.  Söz konusu yağ asitleri, çocukların kemiklerini güçlendirir. Zeytinyağının içindeki bir başka yararlı madde, yani E vitamini ise sağlıklı bir şekilde büyümelerine katkıda bulunur. Bu nedenle, anne sütünden normal beslenmeye geçildikten sonra, çocukların zeytinyağı içeren gıdalarla beslenmeleri, bir başka deyişle günlük beslenmelerinde zeytinyağının diğer yağlara göre ağırlıklı bir yer tutması gerekir.



Sindirim ve Zeytinyağı

Yağlar, midede değil bağırsaklarda sindirilirler. Zeytinyağı, yağların içinde en kolay hazmedilenidir. Çünkü zeytinyağı, diğer yağlardan farklı olarak, midede bulunduğu sürede sindirim için gereken mide asitlerini azaltmaz. Midede kısa bir süre kaldıktan sonra bağırsaklarda sindirilir. Buna ek olarak zeytinyağı, sindirim için vazgeçilmez olan salgıları da olumlu yönde etkiler. Safra kesesinin kolesterolden temizlenmesine yardımcı olur. Ayrıca kabızlığı önleyerek bağırsakların daha iyi çalışmasını sağlar.



Kalp Sağlığı ve Zeytinyağı

Birçok araştırma, kalp sağlığı açısından yararlı besinlerin başında zeytinyağının geldiğini gösteriyor. Dünyada kalp hastalıklarının en az görüldüğü ülkeler, zeytinyağının yoğun olarak tüketildiği Akdeniz ülkeleri. Zeytinyağının kalp sağlığı üstündeki en önemli etkisi, kandaki "kötü kolesterol" miktarını düşürmesi. Kalbimizin en büyük düşmanlarından biri olan kolesterol, damarlarda birikerek kalp ve damar hastalıklarına yol açar. Zeytinyağı, kandaki kolesterol miktarını kontrol ederek damar tıkanıklığını önlemede yardımcı olur. Ancak zeytinyağının kalp ve damar sağlığımıza olumlu etkisi bununla sınırlı değil. Zeytinyağı, tansiyonun kontrol altında tutulmasında da önemli bir rol üstlenir.



Zeytinyağı çeşitleri

Temelde natürel, rafine ve riviera olarak üçe ayrılan zeytinyağı çeşitleri, sızma ve natürel ekstra olarak da çeşitleniyor. En değerli çeşit ise sızma zeytinyağı. Bunun sebebi içindeki asit oranının maksimum %1 olması.


   Asit oranı %1-2 olan zeytinyağı çeşidi ise natürel ekstra. Rafine zeytinyağı, natürel halinde tüketilemeyen ham zeytinyağının rafine edilmesi sonucu elde ediliyor. Riviera ise natürelle rafine zeytinyağının karışmından oluşuyor ve genellikle yemek ve kızartmalarda kullanılıyor.

Ekstra sızma zeytinyağları, daha az rafine edildiğinden sağlık için faydalı olan antioksidanlardan daha fazla içeriyor. Sızma zeytinyağları da normal yağlara kıyasla daha fazla antioksidan madde barındırıyor, dolayısıyla daha sağlıklı. Ekstra sızma zeytinyağı, bariz bir zeytin tadı ve aromasına sahipken, saf, klasik ve light zeytinyağlarının tadları daha yumuşak.




Zeytinyağını Saklamanın Püf Noktaları

Zeytinyağı hava, ışık ve sıcakla temas edince ekşiyebilir. Bu nedenle hava almayan bir kabın içinde serin bir yerde muhafaza edilmelidir. Ortalama 14 0C zeytinyağının saklanması için idealdir. Şaraplarınızı sakladığınız bir mahzen ya da kileriniz varsa zeytinyağını da oraya koyabilir, kullanacağınız kadar kısmını mutfağınızda tutabilirsiniz. Böylece zeytinyağınızın ömrü uzayacaktır.

Soğukta kaldığında ya da buzdolabında muhafaza edildiğinde zeytinyağı renk değiştirebilir, hatta donabilir. Donan yağınız oda sıcaklığında bekletildiği takdirde tekrar sıvı hale gelecektir. Bu durum yağın rengini değiştirse de tadında herhangi bir bozukluk yaratmaz.  

Zeytinyağını en iyi cam, porselen ya da çelik kaplarda saklayabilirsiniz. Plastik ve metal kaplardan kaçınmanızda fayda var.

Raf ömrü 18 ay olan zeytinyağının son kullanma tarihinin geçmesi sağlık açısından bire bir zarar taşımaz. Ancak tadı zamanla değişen ve acılaşan yağ mideyi etkileyebilir.

Zeytinyağı ile kızartma yapılır mı?

Türkiye'de hangi bölgelerin zeytinyağı daha lezzetli olur?

Zeytinyağı nasıl muhafaza edilmeli?

Soğuk sızma zeytinyağının özelliği nedir?

Her kaliteli zeytinden iyi zeytinyağı çıkar mı?

Riviera zeytinyağı nedir?

Çizik yeşil zeytinin özellikleri nelerdir?

Sızma zeytinyağı nedir?

Zeytinyağı nasıl üretilir?

Zeytinyağı Nasıl Üretilir? Zeytinyağı her yerde aynı mantıkla fakat farklı yöntemlerle elde edilir. Soğuk sıkım, Sıcak Sıkım, Kontini Sistem, Torbalı Pres Sıkım (Sulu Sistem), Kuru Sıkım, Vakumlu sıkım, Solvent ile çıkartma, Basınçlı sıkım yöntemi olmak üzere çeşitli yötemler bulunmaktadır.
Sıcak Sıkım: Bu yöntem Kontini Sistem kullanan işletmelerde ya da Sulu Sistemle çalışan İşletmelerde kullanılır. Zeytinin su yardımıyla preslendiği Sistemdir. Kullanılan suyun sıcak olması nedeniyle zeytinyağı partiküllerinin zarar görme olasılığı yüksektir. Zeytinyağı verimini düşürüyor olması nedeniyle Türkiye’de ve dünyada bu yöntemden vazgeçilmek üzeredir.